TARİHTEKİ İLK DANSIN GELİŞMİŞ HALİ: BALE

blog yazısı ekle !

TARİHTEKİ İLK DANSIN GELİŞMİŞ HALİ: BALE

İnsanoğlu, yeryüzüne ayak bastığı ilk andan itibaren kendisini ifade etmede farklı yollar denemiştir. Şimdilerde iletişimin en güçlü aracı konuşmak, ilk insanların yaşadığı zamanlarda yerini beden diline bırakmış, dil ve daha farklı yollar ile iletişim kurmak daha sonra kendini göstermeye başlamıştır.

Dil aracılığı ile iletişimin sıklıkla yaşanmadığı çağlarda insanlar, duygularını beden hareketleri ile belli etmiş, mutluluklarını, üzüntülerini ve farklı duygu hallerini çeşitli hareketler ile ifade etmiş. Daha sonra bu eylemler, ilk dansın kanıtları olarak ortaya konmuş ve günümüz modern dansların temeli olarak yorumlanmış.





İnsanlar ilk çağdan itibaren yüzyıllar boyu yaşadığı hissiyatları bedenleri ile belli ederek tarihteki ilk disiplinli dansın oluşmasına zemin hazırlamış ve bu dans, tam anlamıyla ortaya çıkmak için 16. yüzyıla kadar beklemiş. İnsanlığın düzenli ve disiplinli ilk dans (bale) ile tanışması 16. yüzyılda gerçekleşirken, toplumların bedensel özgürlüğe karşı önyargılı davranmayı bırakmasının balenin ortaya çıkışında etkili olduğu kabul edilir.

İnsanlık İlk Kez Bir Dans İle Tanışıyor

"Baleden önce dans yoktu" yargısı yanlış bir düşüncedir, çünkü dans insanlığın ortaya çıktığı ilk anlardan itibaren varlığını gösteriyordu. İnsanlar sadece, dans ettiğinin farkında değildi ve biçimsiz, gelişi güzel yapılan hareketlerin tek amacı iletişim kurmak veya duyguları dışa vurma biçimiydi. Toplumlar, kendilerini sanata hazır hissedince kuralları belli olan ve belli bir disiplin gerektiren hareketler bütünü ortaya çıktı ve bale, tarih sahnesine böylece çıkmış oldu.

Bale, saraylarda ve soylu gösterilerde düzenlenerek, toplumlardaki yüksek sınıfların eğlence aracı olmayı başararak varlığını devam ettirmiş ve Avrupa'nın diğer ülkelerine kısa sürede yayılarak kolay bir gelişim göstermiştir. Balenin kısa zamanda tüm dünyaya kısa bir sürede yayılmasında, o ana kadar yapılmamış bir şey olması ve de heyecan ve merak uyandırması etkili olmuş, aynı zamanda balenin müzik gibi farklı disiplinler ile gerçekleşmesi de farklı sanatların bir araya gelmesine zemin hazırlamıştır.

Bale, ortaya çıktığı ilk andaki anlatım biçimlerinden uzaklaşsa da günümüzde eski yöntemlerini biraz törpülenmiş biçimde de olsahalen devam ettirmektedir. Dünya, yüzyıllar boyunca baleye aynı heyecan ile ev sahipliği yapmış ve sonsuzluğa kadar da bu anlayışını sürdüreceğe benziyor. Tüm dünya şehirleri gibi ülkemizdeki İstanbul gibi kentlerimiz de kurs ve gösterilerle baleye sahiplenici bir tavır takınarak bu sanat anlayışının gelişerek devam etmesinde etkin bir rol oynuyor.